AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Alımlar.

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Caleb J. Prophet
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 108
Patronus : Fok. Sihirsel Soy : Safkan
En Belirgin Özellik : Düşüncelerini, asla hareketlerine yansıtmaz.
Rpg Puanı :
97 / 10097 / 100
Düello Gücü :
49 / 10049 / 100

MesajKonu: Geri: Alımlar.   Perş. Eyl. 08, 2011 7:28 pm

Ad-Soyad: Caleb J. Prophet
Rp-Puanı: 97
İstenilen Yetenek: Animagus (Panter)
Örnek Rp:

Özgürlük timsali kanatlarıyla havalanan kuş, gökyüzüne saltolar ile ilerliyordu adeta. Göğsünde ki gururlu kabarıklık Jouichirou'nun jutsusundan kaçabildiği için miydi yoksa gururlu olmak o kuşun özgürlüğünde ki temel etken miydi ?.. Bir kuş gibi uçabilmek neye benzerdi, bir çift kanat ile özgür olmak mı yoksa kanatların altına sığınan bir korkak olmak mı ? Ya da hiçbir zaman kullanılmayacak kanatların orada olmasının ne anlamı vardı ki...Jouichirou'nun yaşamıda buna benziyordu, orada olduğunu bildiği bir baba ama hiç bir zaman yanında olamayan; kendisiyle gurur duyduğunu bile bile yanında çok fazla duramayan birisi... Jouichirou için gerçek bir baba mıydı, bunu bile bilmiyordu ... Tüm varlığın içinde ki tek yokluk oydu belki de ya da varlık ile yokluk arasında ki ince çizgi üzerinde ip cambazlığı yapıyordu... Bir ip cambazınının hazin sonunun kendisine olması en büyük korkularından dı Jouichirou'nun. Metrelerce yüksekten yere düşmek, ne bir ağ ne de bir koruyucu olmadan. Yalnız başına kalmaktı en büyük korkusu, tatmak istemediği son lütuf...


(Başka bir sitede yazdığım bir yazıdır, içerisinde bilmediğiniz terimler olabilir eğer istenirse açıklayabilirim)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aljosa Bernard
Muska Profesörü
Muska Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 59
Gerçek İsim : Gamze#3
Sihirsel Soy : Safkan
Özel Yetenek : Zihinbendar.
En Belirgin Özellik : Fazla dişil görüntüsüne ters düşen kaba tavırları.
Rpg Puanı :
97 / 10097 / 100
Düello Gücü :
49 / 10049 / 100

MesajKonu: Geri: Alımlar.   Perş. Eyl. 08, 2011 9:50 pm

Ad-Soyad: Aljosa Bernard
Rp Puanı: 97
İstenilen Yetenek: Zihinbendar
Örnek Rp:

    Sabah kahvesinin boğazından yavaşça akıp gitmesine izin verdi genç cadı. Sessizce uzun parmaklarını masaya vururken, sabırsızca da göz atıyordu kapıya. Kulağı kapının üzerinde çandaydı. Kapının açılmasını, içeri rüzgârın dolmasını ve tüm kulakların zilin sesi ile dolmasını bekliyordu. Bekletilmekten normalde nefret ederken, sırf durumu aleyhine çevirmemek için sabretmek zorunda kalması daha da çok sinirlendiriyordu genç cadıyı. Ellini yumruk yapıp açmaya başladı. Dudaklarını yavaşça yalayıp, saate göz attı. Fincanı yavaşça bırakıp yerine, hesabı ödedi ve yerinden kalktı. Kapıya doğru seri adımlarla ilerleyip parlak Pazar sabahına attı kendini. Çantasının içini açıp geçen hafta ona verilen kartı aramaya başladı. Başını iyice çantasına uzattığında yerdeki ayakkabıları gördü. Tam önünde duruyorlardı. İyi cilalanmış, sahibinin maddi yükümlülüğünü ortaya çıkaran bir çift İtalyan ayakkabısı. Başını yavaşça yukarı kaldırıp baktı adama. “Geciktin. Ömrümün sonuna kadar seni bekleyemem değil mi ama?” Suratına cezp edici bir gülümseme yerleştirdiyse de aslında içinden ne kadar da küfrediyordu bu adama. Bakışlarına aniden bir soğukluk yerleştirip, kafasıyla adama onu takip etmesini söyledi. “Burada konuşamayız. Ofisine gidelim. Sadece ikimizin olacağından emin ol. Çünkü bu konuşma benim kadar seni de ilgilendiriyor.” Hızlı adımlarla beş sokak ötedeki iş hanına yürümeye başladı. Adamın kösele ayakkabısının çıkardığı sesler her ne kadar onun topuklu ayakkabılarının sesine karışıyordu.

    Ofisin kapısını adamın açmasını beklerken aklındakileri sıraya koymaya başlıyordu. Ivan tehlikeli biri olabilirdi ama zeki değildi. Ofisin kapısını açıp, kadının içeri gelmesini beklerken, Aljosa içeri girer girmez hemen kapıyı kilitlemişti. Davranışları o kadar abartılıydı ki ufak bir çocuk bile bir şeylerin ters gittiğini anlayabilirdi. Kadın çantasını yavaşça kahve masasına bırakıp elini cebine attı ve asasını sıkıca kavradı. Fakat tasarlayamadığı bir şeyler yüzünden kendini birden sihirli ipler tarafından bağlanmışken buldu. Asasını çekmeye bile fırsatı olmamıştı. Kendini aniden kıpırdayamayacak vaziyette bulan Aljosa, gözlerini şaşkına dönmüş bir şekilde karşısındaki adama bakıyordu. Genç adam şimdi asasını bizzat kadının yüzüne doğru sallamaktaydı. Yavaşça kadına doğru sokulup onun adını fısıldamaya başladı. “Aljosa, şimdi benim kafesimdesin. Arkanı kollamaya bak.” Pis sırıtışı genç kadının midesini bulandırmaya yetmişti. Suratından aklından geçenleri okumak o kadar mümkündü ki. Nefes alışı sıklaşmaya başladı genç cadının. Ama birden öyle bir nefes aldı ki, sanki o dünyada aldığı son nefesmiş gibi. Gözleri yuvalarından fırlarcasına açılmıştı. Ağzı ince bir çizgi halini almıştı. Karşısındaki sefil yaratık ona ait olan tek şeyi düşüncelerini emmeye çalışıyordu. Kafatasında oluşan karıncalanmanın başka bir açıklaması olamazdı. Ama her erkek gibi o da kadınları sadece bir et parçası olarak görüyordu. [i]Zavallı şey, diye geçirdi içinden. Dikkatini beynindeki sızıdan çok daha farklı bir şeye odakladı. Geçmişteki eğitimine. Tüm kontrolü kendi eline alana kadar yoğunlaştı kendi anılarına, ona ait olanlara. Eğer biri ile aranızdaki ilişki çocukluk yıllarına kadar dayanıyorsa her zaman işi lehinize çevirebilirdiniz. Çocukken Ivan’ın çektiği her sıkıntıyı bildiğinden şimdi aklına sadece onları getiriyordu. Okul yıllarında diğerleri tarafından dışlanmasını izliyordu. Her şeyin sadece kendine kalacağını anladığı bir vakitte ise hemen kalkanını örmeye başladı. Gittikçe kalınlaşan duvarı genç adamın yüzündeki kızarıklıktan anlıyordu. Ivan’ın sertçe yere düşmesini izledi genç kadın. Kalkanı onun canını nasıl yakmıştı bilmiyordu ama düşünceleri tamamen ona kalmıştı ve bu aptal adam sadece elinde koca bir belirsizlikle kalmıştı. Genç adamın gücünü kaybetmesi ile onu saran ipler gevşemiş genç kadının kurtulmasına yarar sağlamışlardı. Kendine çeki düzen veren Aljosa pis bir sırıtışla adama baktı ve mırıldanmaya başladı. “Bu son fırsatındı.” Adamın yanından geçerken karnına sert bir tekme savurmayı ihmal etmedi genç cadı.

[/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Desiree R. Scandy
Beauxbatons V. Sınıf
 Beauxbatons V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 117
Gerçek İsim : Hande
Patronus : Hamster. Sihirsel Soy : Safkan.
Özel Yetenek : Veela.
En Belirgin Özellik : Cüretkar & zeki.
Rpg Puanı :
91 / 10091 / 100
Düello Gücü :
46 / 10046 / 100

MesajKonu: Geri: Alımlar.   Çarş. Eyl. 14, 2011 7:06 pm

Ad-Soyad:Desiree R. Scandy
Rp Puanı:91
İstenilen Yetenek:Veela

Örnek Rp:


Spoiler:

#Karanlık Gece

Güneş yerini en az kendisi kadar parlak olan yıldızlara bırakmıştı. Loş ışığın enerjisi tüm odayı saraken Claire'ın havada uçuşan küçük toz zerreciklerini fark etmesine neden olmuştu. Yer yer açık yer yer koyu olan eski şifonyerin üzerinde duran saate çevirdi başını; 03:45. Claire asasını çalan Jim'i düşünüyordu. Bunu yaptıkça sinir kat sayısının artmasına engel olamadı ve beklemesi gerektiği halde bakır rengi telleri lapuz lazuli mavisi gözlerinin önünden çektiği gibi koşar adımlarla yatakhaneden uzaklaştı. Şimdi daha yavaş ve daha sakin hareket edebiliyordu, ortak salondan olabildiğince sessiz olmaya çalışarak uzaklaştı. Bahçede ki toprağın kokusu tüm hücrelerine yayılmış ve içinde ki tüm enerjiyi içine gömmüştü sanki. Hızla ilerledi, bu işi olabildiğince çabuk yapmak istiyordu. O'ndan korkmuyordu fakat; yakalanmaktan korktuğunu itiraf etmeliydi. Slytherin Binasına girdiğinde midesinin kalktığını hissetti, nabız atışları felç olmuştu. Nefes alıp veremiyordu. Her an biri karşısına fırlayacakmış hissiyle erkekler yatakhanesine doğru ilerdi. Eğer asası yanında olsaydı herşey daha kolay olacaktı -Ki zaten bunu asasını almak için yapıyordu. Kapıyı yavaşça araladı. İçeride sadece ay ışığı hakimdi, kapının açılmasıyla içeri süzülen ışık bir çocuğun homurdanmasına neden olmuştu. Claire gözlerini kapattı ... ... Açtı. O an nefesini öyle bir tutmuştu ki ve birinin onu dışarı itip burada ne aradığını soracağına kendibi öylesine kaptırmıştı ki; çocuğun hala uyuduğunu ancak nefes nefese kaldığında anladı. İçeri girdi. Kapıyı yavaşça kapattıktan sonra Jim'in yatağının olduğu tarafa yöneldi. Jim, o gece Claire'ın geleceğini tahmin etmişti. Hatta asasını bu yüzden buraya getirmemişti. Asa Claire'ın yastığının altındaydı ama Claire bunu bilmediği için Jim'in oyununa gelmişti. Jim, kızın ayak seslerinin kendisine yaklaştığını duydu. Başından beri uyumuyordu, yüzünde ki sinsi gülümsemeyle onu bekliyordu. Claire yatağa yaklaştığında Jim gözlerini hemen kapadı ve yüzündeki gülümsemeyi sildi. Claire titreyen elleriyle Jim'in yastığının altına basktı. Sonra eski ve yer yer çatlamış olan şifonyeri karıştırdı. Asa hiçbir yerde yoktu. Kilitli bir kutu buldu, Jim'e arkası dönük şekilde kutuyu açmaya çalışıyordu. Jim sesleri duyunca gözlerini açtı, kalbi ani bir panikle hızlandı. Claire kutunun anahtarını bulup açtığında gördüklerine inanamadı. Jim, onun asasını kavga ederken almıştı. Aynı günde Claire kayısı rengi tokasını düşürmüştü. Fakat; şimdi avuçlarındaydı. Jim, Claire'ın bunu görmesinden rahatsız olmuştu. Kız kafasını çevirip çocuğa baktığında Jim uyuyormuş gibi yapmaya devam etti. Claire gözlerini tokasına diktiğinde içinde birbirleriyle çelişen duygular olduğunu fartk etti. Tokayı kutuya koydu ve yatağa doğru yaklaştı. Dolaplara yöneldi tam o sırada Jim hızla yerinden kalktı ve Claire'ın beline yapıştı. Jim iri elleriyle kızın ağzını kapattı ve yatakhaneden dışarı çıkardı. Claire Jim'in elini ısırıp binadan uzaklaştı Yasak Orman'a doğru koştuğunun farkında bile değildi. Jim arkasından geliyordu; tek isteği ondan nefret ettiğini kendine kanıtlamaktı. Uzun zamandır ondan nefret ediyordu fakat; yeni keşfetmiş olduğunu duygular vardı. Kıza karşı olan nefreti Jim'in kontrolü dışında aşka dönüşmüştü. Şimdi ise onu öldürecek ve bundan kurtulacaktı. O düşmandı, O karşı taraftaydı. Claire soluk soluğa kalmıştı, ağaçların olduğu bölmeye gelmişti zehirli bitkiler çok uzak gözükmüyorlardı. Claire pek şansının olmadığını anladı ya bitkiler yarafından zehirlenirdi ya da O yılan tarafından. Jim birden kızın önünde bitti. Claire sağ ayağını geri çekti. Ve ondan uzaklaşmaya başladı fakat yasak ormanın içine doğru gittiğinin farkında bile değildi.



#Teslim Olunuş

Jim, onun oraya ilerlemesini sağlayarak onun öldürtecekti. En azından bunun olmasını istiyordu. Karanlık gözlerini kızın gözlerine dikti. O mavi gözler hiç görmediği kadar yakında şimdi ona. İçin de ki tüm hüclerin onun yok olmasını istemediğini anladı. Ama herşey gözüktüğü kadar basit değildi. Birini sever ve sonra ne pahasına olursa olsun onunla olamazsın. Birini seversin ve onunla olamazsın. Çünkü kalbin hiçbir zaman sana ne istediğini sormaz. "İyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü; onu yediğin gün ölürsün." dedi Jim. "Bu sözü daha önce duymuş olmalısın. Ben senden nefret etmek için varım. Ben, sen ve senin gibilerin karşısında olmak için buradayım. Yanınızda olmak için değil! Seninle olmanın nasıl birşey olacağını merak edemem. Denildiği gibi; bilme ağacından yersen ölürsün" dedi. Bu acıtmıştı. Claire daha hissetmediği duygularla karşı karşıya kalmış ve kapana kısılmıştı. Jim'den kurtulup ormana doğru koşmaya başladı. Jim koşan kızın arkasından baktı. Onu durdurabilirdi ama bunu yapmayacaktı, ölmesini istiyordu. Hayır, istemiyordu. Ölmesi gerekti. Yoksa, Jim kendinden olurdu. Bencilliği sevgisinin önüne geçemezken onu durduran şeyin bir çfit lapuz lazuli mavisi gözün olduğunu anladı. Kızın arkasından koşmaya başladı "Claire! Claire!" gözleri her yerde onu arıyordu, öyle hızlı koşuyordu ki ciğerleri yanmaya başlamıştı. Ağaçlar etrafında bulanıklaşıyordu, rüzgar kulaklarında uğulduyordu. Claire kendisini tutan elleri omzunda hissetti, bu gece yeterince ürkmüştü. Kim olduğunu anlaması için arkasına dönmesi gerekmedi. Onun o mayhoş kokusu tüm ruhunu sarmıştı bile. Sıcak ellerinin tenine değişi hala hayatta olduğunu hatırlarmıştı. İçin de ona karşı olan kin aslında sadece inanmak istediği şeyin eseriydi. "Claire, geri dön! Sana söz veriyorum seni incitmeyeceğim. Sadece geri dön, buradan uzaklaş. Arkadan gelmeyeceğim." Claire şaşkınlık dolu bakışlarını Jim'e çevirdi. "Sana neden güveneyim? Bana sana güvenmem için tek bir neden söyle. Ben de arkama bakmadan gideyim." dedi Claire. Jim ellerini kızın omzundan çekti. Başını önüne eğdi. Kendini hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Sonra başını kaldırdı ve ona bakan ürkek gözlere baktı "Tokanı sana sonra veririm." dedi. Bu söyleyebileceği her nedenden daha etkiliydi. Claire gözlerinin yaşardığını hissetti. Oradan uzaklaştı. Yatakhaneye ulaştığında, pencereden dışarı baktı. Dolunayın altında ona bakan bir çift göz gördü. Onu takip etmişti değil mi? Hep peşinde olmuştu. Ona verdiği sözü tutmamıştı. Ama diğerini utumuştu. Kayısı rengi tokayı elinde tutuyordu. Claire onun O'na ait olduğunu düşündü. Lapuz lazuli mavisi inciler uzun zamandır ilk defa bu kadar sevgiyle bakıyordu.





--


immymilkshake:
 





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adrasteia Quiwen
Durmstrang V. Sınıf
Durmstrang V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1865
Gerçek İsim : Ayşin.
Sihirsel Soy : Safkan.
Özel Yetenek : Çataldil.
En Belirgin Özellik : Kibri ve umursamaz tavırları.
Rpg Puanı :
100 / 100100 / 100
Düello Gücü :
50 / 10050 / 100

MesajKonu: Geri: Alımlar.   Perş. Eyl. 15, 2011 9:02 am

Caleb: Rp, yeteneği içeren bir rp olmalıdır.
Aljosa ve Desiree: Tamamdır. Profillerinize işleniyor.



    *Teşekkürler Aykut.*

    Bir insan Aylin kadar harika olmasın, cidden olmasın. Teşekkür ederim ortaak, öptüm şap şup.
    Özel mesaj atabiliyorum artık ama yine de buralardan da ulaşabilirsiniz:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Alımlar.
Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2
 Similar topics
-
» Büyüceşûra Yüksek Mahkeme Kurulu'na Alımlar.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter İşlemleri :: Seçim Alanı :: Yetenek Seçimleri-
Buraya geçin: