AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 B r a y C h e s t e r's

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Brayden Chester
Hogwarts V. Sınıf
Hogwarts V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Gerçek İsim : H&D.
Sihirsel Soy : Safkan
En Belirgin Özellik : Sinsi, şimarık, haylaz.
Rpg Puanı :
91 / 10091 / 100
Düello Gücü :
46 / 10046 / 100

MesajKonu: B r a y C h e s t e r's   Ptsi Ağus. 22, 2011 3:30 pm



K a r a k t e r & G e ç m i ş ;
    Uzun zaman önce Slytherin'den mevzun safkan genç bir adam aynı yıl Ravenclaw'dan mevzun olan Muggle bir bayanla evlenmiş ve genç yaşta evlenen bu çiftin nur topu gibi bir oğulları olmuş; tabiki Brayden Chester. Chester sülalesinde tek çocuklu aileye mensup olan yegane kişi. Anne ve babasının aşkları ise dillere destandır. Hogwarts'ın ilk dört yılı boyunca kavga etmiş olan bu çift beşinci senelerinde aslında birbirlerine deli gibi aşık olduklarını farketmişlerdir. Anne ve babası on yedi yaşındayken bu alevli aşkın huzurunda yenik düşerek büyük bir tutkuyla bakireliklerine son vermişlerdir. Hogwarts'ın son aylarında hamile kalan Elysionne bunu Hogwarts yönetiminden gizlemiş ve sadece sevdiği adamla paylaşmıştır. Bunun üzerine mevzun olur olmaz dini bir törenle evlenen bu ikili sonunda bir kaç ay sonra hayata gözlerini açan bu geleceğin şimarığı küçük Chester'la buluşabilmişlerdir. Oldukça dindar olan bir aileye mensup olan Chester ailesi; oğullarını dini adetlere göre yetiştirmek istemişlerse de onun asiliğine karşı koyamamışlardır.

    Hırslı bir karaktere sahip olmasına karşın çok çabuk sönüverir. Hırslı görünse de bu özelliği nedeniyle azminin olmayışını çok çabuk anlamak mümkündür. Tipik bir Slytherin değildir aslında. Evet. Bütün haylaz, şımarık, intikam ruhlu özelliklere sahip olsa da yine de tipik Slytherin değildir. Bu ne demek oluyor ? Yani Lord yanlısı bir Slytherin değildir. Elbette ki cesur olmadığı için ve bir damla dahi cesaret örneği teşkil etmediği için Lord’dan o da korkmaktadır. Karanlık tarafın yandaşlarından korkmaktadır evet. İş bu noktadan ileriye gitmez. Yani kendini onlardan biri saymaz. Aslında sayamaz da. Ona göre bu işin içinde olmak da cesaret ister. Brayden öldürebilecek bir tip değildir. Ne kadar haylaz olsa da bu konuda korkaktır. Fakat son zamanlarda amcası Percival’ın kazdığı kuyuya düşmüş ve Lord’a elinde olmadan hizmet etmeye razı olmuştur. Ama bunu sırf kendini kurtarmak için yapacaktır. Percival Chester ona; Lord’a bir kurban vermesi gerektiğini yoksa kendisini ona teslim edeceğini söylediğinde Brayden söylenilen kurbanı kendine çekmeye çalışmak için Hogwarts’ta, beşinci yılında girişimlere başlamıştır. Bu kurban Clarisa Chambers’tan başkası değildir. Elbette ki daha sonra ona olan aşkını fark edecek ve bu yaptığı işten son derece büyük bir pişmanlık duyacaktır. Percival Chester ise aslında bir piyon olduğunu anlayacaktır. Brayden bunu önceden beri biliyordu. Hatta amcası Percival’ın baştan beri anlamış olduğunu dahi biliyordu. Hissediyordu. Sonunda onun bir gün Lord’dan kopabileceğini ve ona hizmet etmekten vazgeçeceğini umuyor.

    Brayden aynı zamanda değişken ve duygusal bir karaktere sahiptir. Ama o, bu özelliğini her yerde belli etmez. Aslında kolay kolay belli etmez demek daha doğrudur. Hiçbir zaman taraf tutmamıştır hayatı boyunca. Bu konuda da yine her konuda olduğu gibi annesine çekmiştir. Percival Chester her daim ona annesini anımsattığını hatırlatır. Babası esmer olan Brayden mavi gözlerini ve sapsarı saçlarını annesinden almıştır. Yine duygusallık ve değişkenlik konusunda da annesi Elysionne’a çekmiştir. Haylazlığı noktasında da yine bir Slytherin mevzunu olan babasına çekmiştir. Brayden içinde gizlediği çocuğun bir gün dışarı çıkacağına inanmamaktadır. İçinde duygusal küçük bir çocuk saklıdır evet. Bunun ortaya çıkması ise onu adam edecek bir kızın (Clarisa Chambers) ortaya çıkmasıyla mümkün olacaktır. Ayrıca Brayden çok çabuk yalanlar uydurabilen bir tiptir. Beşinci yılında Clarisa ile anlaştığı Cap ou Pas Cap Bahis oyununda da bu özelliğini, dudaklarından kendisini oyun icabı öpmek zorunda kaldığı Profesör Elais’a karşı açıkça göstermiştir. Profesör ona bunun nedenini sorduğunda kolay yoldan bir yalan uydurup işin içinden çıkmıştır. Üçüncü senesindeyken ise eşek şakaları yapmaya bayılan Chester bir birinci sınıf Gryffindor öğrencisine, onu günlerce oyalayacak olan bir yalan uydurmuştur. Yatağına tılsım yapıldığına inanan zavallı öğrenci ise günlerce dikenli sandığı yatağına yaklaşamamıştır bile. Saçma bir yalan olsa dahi Brayden’ın ikna kabiliyeti özellikle kendinden küçük yaştaki öğrencilerin karşısında iyi işliyor doğrusu.

    Ailesi tarafından oldukça şımartılarak büyütülmüş tek çocuktur o. Tek çocuk olmanın ve safkan bir aileye mensup olmanın verdiği gururla Hogwarts koridorlarında başı dik bir şekilse yürümüştür hep. Sahip olduğu bu ailesi yanında bir de yanlarından hiç ayrılmadığı iki değerli dosta sahiptir. Alexander Morgan ve Sheila Tolls. Alex’e karşı her zaman rahat olmuştur. Her türlü özelini ona açar ve ona değer verir. Tembellik noktasında onu kendisine benzetmiştir her zaman. Sheila ile arası ise bir dosttan daha öte bile olsa, onun Clarisa’ya değer vermesi adeta Brayden’ı çileden çıkarmaktadır. Bu nedenle ne zaman onu Clarisa ile birlikte görse oradan uzaklaşmaya bakar. Sheila zaman zaman disiplin konusunda Alex’i ve kendisini uyarmış olsa da Bray sınavlar konusunda güvendiği keskin zekası sayesinde yan gelip yatmaya eğilimlidir, her an ve her yerde. Muziplik konusunda ise, başını beladan kurtardığı gün yoktur. Planlar üzerine planlar yaratır. Özellikle en nefret ettiği Hogwarts öğrencilerinden, aynı zamanda kuzeni olarak ona bir utanç kaynağı oluşturan Maurice McFarland ve yandaşı Matthew Kingston için bin bir türlü plan kurgulamış ve onları yürürlüğe geçirmiştir. Çoğu zaman planları alt üst olmuş ve bu planlarını, tuzaklarını eline yüzüne bulaştırmış olsa da. İşin eğlenceli kısmına odaklanmaya bakar.

    Brayden güçlü bir hafızaya sahiptir ayrıca. Oldukça dikkatlidir de. Özellikle kendini ilgilendiren konularda ya da üstünlüğünü göstermesi gerektiğini hissettiği anlarda oldukça dikkatlidir. Zaten sınıf geçmesi iki özelliği sayesinde olmuştur; zekası ve güçlü hafızası. Yalnız zekasını sürekli muziplik ve haylazlığa harcayan biri olarak geldiği yer Slytherin olmuştur ve o bu durumundan da gayet memnundur. Sosyal hayatı yalnızlıklar abidesi şeklinde sürse de, aslında hep olay çıkarmışlığıyla gündemdedir. Yemek yerken, içerken, konuşurken, hatta gülerken dahi gözlerinde bir hinlik sezmek mümkündür. Küçüklükten beri hızlı yemek yemeye alışkındır. Bu noktada kuzeni McFarland’a benzer. Hatta ikisi de on yaşındayken ve daha Hogwarts’tan mektup almamışken aile yemeğinde beraber yarış bile yapmışlardır; en hızlı yemek yeme yarışması. İkisinin de birbirine gıcıklığını bu şekilde sergilemesi sonunda, bu durum ;ağrıyan bir karına sahip olmalarına yol açmıştır. Neyse ki ailelerinin yaptığı büyüler sayesinde bu durumlarından son anda kurtulmuşlardır. Yiyecek konusunda ise; tatlılar vazgeçilmezidir. En büyük takıntılarından biri de; iri taşlı yüzükler kullanmasıdır. Bu pahalı yüzükler aynı zamanda ona asil bir duruş kazandırır. Malikanede doğup büyümesi ve zengin bir aileye sahip olması nedeniyle her zaman şık kıyafetler kullanmaktadır. Şık ve pahalı. Kendisi Slytherin Prensi hissettirecek türdendir bunlar.

    Slytherin mevzunu olan babası, yine Ravenclaw mevzunu olan annesine aşık olduğu sıralarda babasının annesindeki beğendiği özelliklerinden birisi de Elysionne’un dindar oluşuymuş. Frank yine kendisi gibi dindar Ely’ye bu özelliği dolayısıyla daha bir aşık olmuş. Ely hamileyken doğacak çocuğunun da kendileri gibi dindar olmasını ve öyle yetişmesini umuyormuş. O küçükken her zaman kilise ziyaretinde bulunması için Brayden’a ısrar ediyorlardı. O ise evin köpeği iri kahverengi tüylü McKintosh ile uğraşmaktan, kuzeni McFarland’a tuzak kurmaktan başka bir şey yapmıyordu. Kısacası Brayden ailesi gibi dindar olmadan yetişti. Zaten dindarlık ona uzak bir olguydu. Hala da öyle. Bu biraz da onun özgürlükçü bir ruha sahip olmasından kaynaklanıyor aslında. Zaten Bray bu yüzden kural tanımıyor. Bu yüzden kendi kurallarını icat ediyor ve bu yüzden bin bir türlü haylazlık peşinde. Bu özelliği de onun tembel olmasında ve oldukça rahat bir karaktere sahip olmasında en büyük etkenlerden biri. Tembel olduğu için işgüzar da. Kendinden küçük sınıftakilere emir vermeye bayılan Brayden, emrettiği şeyleri yapmadıkları taktirde onlara şantaj dahi yapabiliyor yeri geldiğinde. Sanki onlar; kendi malikanelerinde Chester’lar için hizmet veren Scrooge ve Hammond adlı ev cinlerinden farksızmış gibi adeta onlara işkence çektirmeye bayılıyor. İşte böyle birinin zaten dindar olması bile mümkün değil. Menfaat söz konusu olduğunda yeri geldiğinde işbirliği bile yapmaya çekinmeyen biri. Tüm bunların yanında yine de ana kuzusu o. Annesini hiçbir şeye değişmez. Her ne kadar haylazlık noktasında ona çekmemiş olsa dahi. Yine de bir çok noktada annesine çektiğini iyi biliyor. Mesela piyano çalıp şarkı söyleme konusunda ona çekmiştir. Annesinin küçüklükten beri kullanmakta olduğu piyano, Chester malikanesinin giriş katında en görünür bir alandadır. Brayden annesinin bu aile yadigarı piyanosunu kullanmayı çok sever. Bazen ya annesi piyano çalar oğlu şarkı söyler ya da Bray çalar annesi söyler. İşte o derece bir ana kuzusudur o. Bu durum onun romantik olduğunun da bir göstergesidir aslında. Bir keresinde, dördüncü sınıftayken evine davet ettiği çocukluk arkadaşı, aynı zamanda aile dostlarının kızı olan Euterpe Châtillon için, piyano çalmış ve şarkı söylemişti. Euturpe’a değer veren Brayden, son zamanlar da onun Percival tarafından pohpohlandığına şahit oldukça Eu’ya karşı olan hislerinin nötrleşmeye başlamasını fark etmiyor bile.

    Genel olarak derslerde pasif ve sıkılmış görünür. Bu hallerde hayat sanki omuzlarına binmiş bir yükten ibarettir. İşte bu durumlarda kankası Alex’i eğlendirici bazı planlar için ikna etmeye çalışır Brayden. Sheila’nın ruh halini bu durumlarda az çok tahmin ettiği için ilk tuzak önerilerini Alex’le paylaşmıştır hep. Onun şarkı söyleyebilen özelliğini Hogwarts’ta bu iki dostundan başkası henüz biliyor değildir. Brayden gırgırına yaşamaya öyle alışkındır ki, bu nedenle aşka dahi inanmaz. Bu yüzden Eu ile aralarında geçen her neyse; bunun aşk olmadığına emindir. Daha doğrusu aşk kadar saçma bir şey olamaz onun için. Boş iştir. Gereksizdir. Zaman kaybıdır. Ama.. Aslında onun böyle hissetmesi, etrafında onca güzel kız olmasına karşın doğru kızı bulamamasından kaynaklanır. Onu tamamlayacak bir ruh eşi. Her kötüyü tamamlayacak bir iyi misali gibi, o tembelken karşısındaki çalışkan; o haylazken, karşısındaki hayatı ciddiye alan bir tiple karşılaşmamış olması.. Aslında ne Eu ne de bir başkası böyle bir kız tipini oluşturmuşken; karşısına Clarisa’nın çıkması her şeyi değiştirecektir elbette. Clarisa’nın onu neredeyse baştan yaratmış olacağına ve içindeki çocuğu ortaya çıkaracağına inanmasa da; bu vuku bulacaktır. Etrafındaki bir çok Slytherin’li güzel kız; onun içindeki çocuğu çıkarmaya yetecek kadar olamamışlardır, Olmayacaklardır da.. Halbuki en katlanamadığı kız tipi Clar iken.. Zaman her şeye meydan okuyacak olandır.



En son Brayden Chester tarafından Ptsi Ağus. 22, 2011 11:38 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brayden Chester
Hogwarts V. Sınıf
Hogwarts V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Gerçek İsim : H&D.
Sihirsel Soy : Safkan
En Belirgin Özellik : Sinsi, şimarık, haylaz.
Rpg Puanı :
91 / 10091 / 100
Düello Gücü :
46 / 10046 / 100

MesajKonu: Geri: B r a y C h e s t e r's   Ptsi Ağus. 22, 2011 3:30 pm


...
İ l i ş k i l e r ;


    C l a r i s a C h a m b e r s || A t f i r s t ; E n e m y . B u t T h e n ; . . a L o v e r.
    Seni gördüğüm ilk anda aslında senden nefret etmiştim. Ne tuzaklar kurma çabasına girdim takım arkadaşlarımla. Hele bir de Maurice’i dost edindiğini öğrendiğimde. Yalnız Sheila farklıydı, o seni seviyordu. Ben de buna katlanamıyordum. Onun olmadığı alanlarda sana sataşmaya başladım. Seni sevmiyordum. Sana katlanamıyordum. Beni çileden çıkarıyordun çünkü. Bayan ÇokBilmiş’din ve bundan öteye de geçemeyecektin bana göre. Fakat beşinci sınıfa geldiğimizde işler farklı bir boyut aldı. Kendimi birden, Profesör Percival Chester’ın başlatmış olduğu zorunlu bir oyunun içinde buldum. Seninle artık daha yakındık. Ben bu oyunu ilerletmeye karar verdiğimde, artık aynı ortamlarda daha fazla bulunmaya başlamıştık. İşler tabiî ki farklı bir boyut kazandı. Kalbimi çalacağını nereden bilebilirdim ki?

    ~ A Brarisa Fiction.
    You make me wanna!


    S h e i l a T o l l s || A P a r t o f G o l d e n T r i o.
    Seninle ilk karşılaştığım anda beni etkilemeyi başardığını söylemeliyim. Kafa dengi birini daha birinci sınıfta iken bulacağımı hiç sanmıyordum açıkçası. Sen özeldin benim için. Çok başkaydın. Diğer Slytherin’li kızlardan farklıydın. Hatta diğer tüm öğrencilerden farklıydın. İçimi okuduğunu bildiğim gibi içini okuyordum. Aslında sen benim içimde gizlediğim küçük saklı çocuğu bana yansıtan tek şeydin. Ama sonraki günlerde senin Clarisa’nın çocukluk arkadaşı olduğunu öğrendiğimde yıkıldığımı biliyordun. Adeta şaşkınlıktan dilim tutulmuştu o an. Fakat daha sonra işler tersine dönecek Clarisa ile olan yakınlığımı gördüğünde şaşırma sırası sana geçecekti. Elbette ki bunu tahmin bile edemezdin. Açıkçası ben de tahmin edemezdim. Yarım kalan beni tamamladığın için sana minnettarım.
    ~ Braila.


    A l e x a n d e r M a t t h e w M o r g a n || A P a r t o f G o l d e n T r i o.
    Senin yerin benim için çok ayrı biliyorsun. İlk olarak beni etkileyen özelliğin kuşkusuz senin uçlarda yaşıyor olmandı. Sen tıpkı Sheila gibi çok yakındın bana. Birinci sınıftan beri kanka olduk sonra. Hogwarts bitse bile ölmeyecek bu arkadaşlık. Buna eminim. Hogwarts’ta kaldığım her süre zarfında seni de benim bir çok işim de ortak kıldığımı biliyorum. Zorunlu ya da zorunlu olmaksızın. Bir şekilde benim kurduğum tuzaklarda ve plnalarımda hep yanımda yer alıyorsun. Daha ne çok macera atlatacağız dostum. Sinsilik kokan tatlı planlar. Nice beraberliklere.. Bilmiyorum hiç hisettin mi ama daha önce hiç zevkten dört köşe olmamışsın gibi bir halin var. Sönük şahıslar istemem. Her ne kadar tembel olsak da işbirliği söz konusu olduğunda canlanacaksın biraz!
    ~ Bralexander.


    E u t e r p e C h â t i l l o n || F r i e n d s s i n c e C h i l d h o o d.
    Amcam Percival Chester’ın seni ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Onun en gözde öğrencisi olduğunu da.. Gerçi bunu derslerde gizlemeye çalışıyor ama her seferinde pot kırıyor bence. Sırf bu yüzden son zamanlarda artık senden uzaklaştığımı hissediyorum sanki. Oysa ne kadar çekici bir kız olduğunu biliyorum. Yine biliyorum ki babamın en yakın arkadaşının kızısın. Bu yüzden neredeyse beraber büyüdük. Çocukken az muzurluk yapmadık beraber. Ama sen ve amcam Chester’ın beni karanlık tarafa çekme çabasına aldırış etmiyorum artık. Sensiz olamasam da artık sana doyduğumu hisseder gibi oluyorum. Sonuçta ölene kadar çocukluk arkadaşım olarak kalacaksın ve bu ilişki daha fazla büyümeyecek gözümde.
    ~ Breuterpe.


    K e s h a L u n e E u r y a l e || A l w a y s W a r n e r.
    Bir etkileşim mi olmuştu aramızda bilmiyorum. Komik değil mi? Bir hayalete ilgi duyabileceğimi düşündüm. Fakat sonra bu fikrimden hemen vazgeçtim. Tabiki de beni bundan vazgeçiren senin keskin bakışlı gözlerin olmuştu. Dördüncü sınıfta rastladım ilk sana. Şimdi aradan iki sene geçmesine rağmen artık sen yanıma her yaklaştığında içimi bir ürperti kaplamıyor. Sana alışkınım. Karanlık tarafın gizemine beni davet eden o çoğunluklardan birsin sen de. Öğütlerin her ne kadar ruhumu cezp etse de bir süre sonra sönük kalıyor. Uyarılar yağdırmaya başladığın son günlerde sadece seni dinliyorum. Unutma ki, yeri geldiğinde iyi bir dinleyiciyimdir. En azından beni o sıkıcı ders akışından kurtardığın için sana minnettarım doğrusu. Belki bir gün karşılığını öderim, ama bu nasıl olur bilemem.
    ~ Keep you as a Secret.


    A l e k A r c h a m b e a u l t || A n A l l e g e m e n t P a r t n e r.
    Bir iddia.. Bir bakışma ve kabul.. Clarisa ile son zamanlarda beraber takılmak durumunda olmaktan bunalmışken, beni hırslandıran ve bu konuda daha da kışkırtan yegane kişisin. Biliyorum, her şey bir iddia. Sonuçlarını her ne kadar şimdi tahmin edemesem de. Gryffindor mensubu olman dolayısıyla ilk başta ön yargılı yaklaşsam da sonunda tipik bir Gryffindor olmadığını anlamıştım. Clarisa’dan yediğim tokatların haddi hesabı yokken bu tokatlardan birine şahit olan sen; bu konuda beni kışkırtınca ben de ne yaptığımı bilmeden seninle bir iddiaya girişmiştim. Bu durumun beni Clarisa’ya daha da yakınlaştıracağını bilmeksizin. Artık neredeyse her dakika iddianın seyri konusunda sana rapor vermeye hazırdım. Kazanacağımdan emin olmam da seni etkilemese bile.
    ~ And I know who will win.


    C a s s a n d r a T e a r s || C o m p l i c a t e d & Ta n g l e d.
    Bazı özelliklerinden dolayı sanırım senden tırstığımı söylemeliyim. Yok yok açık açık söylemeyilim ben bunu. Seni anlamak aslında imkansız bir şey. Doğduğunda sanırım ağlamak yerine gülüyordun. Bazı özelliklerinin tersine olduğunu hiç düşünmedin mi? Açıkçası sana karşı nötr değilim. Ama yeri geldiğinde dostun yeri geldiğinde de düşmanın olmaktan ötürü kafam son derece karışık. Aramızdaki ilişki her ne ise, tutarsız bir ilişki. Bu bir gerçek. Yine de bazı konularda kafa dengi olduğumuzu bilmek güzel. Buna karşın ben yine de kendimi sana karşı temkinli olarak buluyorum. Çünkü sonuçta sen karışık hatta karmakarışık bir insan olduğunu kanıtladın. Bu yüzden aramızdaki ilişki de karmakarışık. Seninle ne zaman karşılaşsam ne yapacağımı şaşırıyorum açıkçası.
    ~ Poised towards you.


    M a r v e l l D e v e r e a u x || E x G i r l f r i e n d.
    İki sene süren bir ilişki Belki iki sene kadar uzun bile olmamıştı. O kadar güzeldin ki. Bir anda ilgi duymuştum sana. Euturpe’u bana unutturan ilk kişi sen olmuştun. Ancak bir şeyler ter gitti. Hiç bir işimin yolunda olmadığı senelerden biriydi geçen sene. Üçüncü sınıfta başlayan ilişkimiz dördüncü sınıfta son bulmuştu. Kaprisler, tartışmalar, çekişmeler. Sonunda beklenilen ayrılık. Güzel olduğu kadar kötü anılarımız da dolu. Yığınla. Karanlık tarafa bu kadar ilgi duyduğunu bilmiyordum. Sen de beni o meşhur Slytherin Prenslerinden biri olarak görmüştün tabi. Hayallerin suya düşünce çorap söküğü gibi gelivermişti ardından olaylar. Yaşadığım küçük tecrübelerden birisiydi bu da elbet. Arkadaş olarak kalmanın daha sağlıklı olacağını geç olsa da anladım. Yine de seni iyi biri olarak hafızamda tutacağım.
    ~ Past is always past.


    F e r o n i a F o n t a i n e || M y F a v o r i t e S p y!
    Sen seçilmiş kişisin. Tabi ki de benim tarafımdan. Sırlarımı hiç kimseye paylaşmadığın sürece sana güvenmeye devam edeceğime emin olabilirsin. Zaten dönmeyeceğini de iyi biliyorum. En favori casusum olarak görüyorum seni. Her konuda sana güvenebileceğimi biliyorum. İki sene önce rastlaşmış olsak da kısa zamanda yakın arkadaş olmuştuk. Bir Profesör’e yaptığım eşek şakalarından birinde buna şahit olduğunu fark ettiğim de ilk etapta endişelenmiştim. Fakat benim yerime yalancı şahitlik yapıp beni savunmandan çok etkilenmiştim. O günden sonra casusum olma teklifine bulunmak için seninle ilk fırsatta konuşmuştum. Artık benim tayfadansın sen de. Şişt! Tuzaklarımdan sakın kimseye bahsetme! Biliyorsun, her zamanki gibi.
    ~ Hide my dirty little secrets.


:
 




En son Brayden Chester tarafından Ptsi Ağus. 22, 2011 9:53 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brayden Chester
Hogwarts V. Sınıf
Hogwarts V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Gerçek İsim : H&D.
Sihirsel Soy : Safkan
En Belirgin Özellik : Sinsi, şimarık, haylaz.
Rpg Puanı :
91 / 10091 / 100
Düello Gücü :
46 / 10046 / 100

MesajKonu: Geri: B r a y C h e s t e r's   Ptsi Ağus. 22, 2011 9:43 pm


...
K u r g u l a r ;
    # Bela Geliyorum Demez // Past
    || I W il l K e e p Y o u M y D i r t y L i t t l e S e c r e t. ~ A Brarisa Fiction.

    C l a r i s a C h a m b e r s & B r a y d e n C h e s t e r
    İki asi genç kütüphanede tesadüfen karşılaşmışlardır. Brayden bunu bir koz olarak kullanacaktır elbette. Zaten bu kıza garezi olduğunu bildiği için onun yakasını da bırakması mümkün olmayacaktır. Bir de üstüne üstelik Brayden'ı kütüphaneye atan çok önemli bir sebep vardır. Profesör Chester'ın ona verdiği bir görevi zorunlu olarak kabul eden Brayden sinirlerini yatıştırmak, belki de yalnız kalmak adına hiç yanından bile geçmediği kütüphaneye gitmeyi tercih etmiştir. Profesör Chester'ın ona verdiği görevın Clarisa Chambers'la alakalı olacağını da hiç tahmin etmezdi. Zaten onu düşmanı olarak bellemiş olan Brayden kendini kabul etmese de bu oyunun içinde bulacaktı. Kıvılcımlar ise işte kütüphanede ki bu karşılaşmadan sonra alevlenmeye başlıyor. Bir dedikodu yayma savaşı ve Brayden'ın Clarisa'yı kendisine aşık etme çabası.. İstemese bile.

    # Beklenilmeyen Plan // Present
    || I c a n ‘ t B e l i e v e I n M y E y e s. ~ A Golden Trio Fiction.

    S h e i l a T o l l s & A l e x a n d e r M o r g a n & B r a y d e n C h e s t e r
    Koridora çıkmış sıkıntıdan bir yürüyüş yapmaya karar veren ikili Alex ve Sheila, Brayden’a orada rastlayacaklarını fark etmemişlerdi belki de. Brayden ise İlan duvarına asılı ilanı okumakla meşguldü. Diğer öğrencilerin bu ilanı fark etmediğini anlayan Bray, bu ilanın sadece Slytherin ve Gryffindor öğrencileri için tılsımlanmış olduğunu anlamıştı. Ne tür bir cezaydı bu böyle? Toplu katliam falan mıydı yoksa? Koridorda karşılaştığı bu ikiliyi fark eden Brayden onlar yakınına iyice yaklaştığında ilanı işaret etmişti. Kötü haber, tez duyulur. Bir ilan haberi.. ve asık suratlar. Bu ilan; Barış Balosundan başka bir şey değildi.

    # Cap ou Pas Cap? // Past
    || I t’s G o n n a B e F u n! ~ A Brarisa Fiction.

    C l a r i s a C h a m b e r s & B r a y d e n C h e s t e r
    İki azılı düşmanın büyük salonda rastlaşması aslında bir tesadüf değildir. Kendini olayların gelişmesiyle bir iddianın içinde bulan Brayden, iş bu iddianın seyrine geldiğinde kazanmanın yollarını arayacaktır. En sonunda ise bu idiayı kazanmanın en hızlı yolunu bulur. Bir Bahis Oyunu.. Ona aileden kadar gümüşî oyuncağını yanında taşımaya karar veren Brayden, elbetteki bunu gören kişinin Clarisa olmasını umut etmektedir. Kızı kendine aşık edebileceğine dair iddiaya giren bu oğlan; elindeki oyuncakla büyük salona gelmiş ve Slytherin masasında yanındaki arkadaşlarına pahalı oyuncağını gösterip orada bulunan öğrencilerin ilgisini çekmeye ve hava atmaya başlamıştır bile. Planı tıkır tıkır işlemekte olan genç, elbette ki Clarisa’nın da merakını artırmayı başarmış ve onu oyuna yönlendirmiştir sonunda. Her şey Brayden’ın öne sürdüğü cesaret yarışı ile başlamıştı.

    # Cap ou Pas Cap? {2} // Past
    || I W i l l H a v e F u n B y Y o u F o r e v e r! ~ A Brarisa Fiction.

    C l a r i s a C h a m b e r s & B r a y d e n C h e s t e r
    Bahis devam ede dursun.. Sıra Clarisa’da olduğu bir anda Brayden düşüncelere dalmış bir halde gecenin bir yarısı zindan koridorlarına kendini atmıştı. O sırada Clarisa’ya rastlayacağını hayal bile edemezdi. Korku dolu gözlerini kızdan ayırmadan ona bakınmayı sürdürdü, onun ne için burada olduğunu anlamaya başlamıştı bile. Bahsini vermeye gelmişti! Clarisa hiç olmayacak bir şey istediğinde ise Brayden neredeyse dudağının uçuklayacağını düşünmüştü. Bunun nasıl olacağını düşünürken, bir şekilde bahsini gerçekleştirmek için o sırada İksir Profesörü olan genç kadının bulunduğu odaya girip onu öpmüştü. Bunun sebebi içinse hızla bir yalan uydurup kaçmıştı hemen. Bunu nasıl yaptığına kendisi dahi inanamıyordu. Bahis sırası kendisine geldiğinde ise, o da hiç olmayacak bir şey istedi. Çok tehlikeli bir şey!

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maurice McFarland
Hogwarts V. Sınıf
Hogwarts V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 46
Sihirsel Soy : Melez.
En Belirgin Özellik : Sakar.
Rpg Puanı :
0 / 1000 / 100
Düello Gücü :
0 / 1000 / 100

MesajKonu: Geri: B r a y C h e s t e r's   Çarş. Ekim 05, 2011 4:42 pm

Şimdi geriye bakıyorum da ne lejant yapmışım beaa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
B r a y C h e s t e r's
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter İşlemleri :: Portre :: Lejant-
Buraya geçin: