AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İhanetin Bedeli.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Tierra Squidna
Durmstrang V. Sınıf
Durmstrang V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 755
Gerçek İsim : Şeyma.
Sihirsel Soy : Safkan
Özel Yetenek : Görücü.
Meta.
En Belirgin Özellik : Kendinden emin.
Rpg Puanı :
100 / 100100 / 100
Düello Gücü :
50 / 10050 / 100

MesajKonu: İhanetin Bedeli.   Çarş. Ağus. 24, 2011 5:17 pm

    Bulutlar yukarıda hülyalıca süzüldüğü için onları büyük görmemek lazım. Hepimiz biliyoruz ki; onlar da kafaları çekip coşabiliyorlar bazen. Eee, hayat her zaman mükemmel koca bir tabak yemek gibi konmuyor önümüze. Güneşi yolcu ederken kasvetli buhar parçacıkları; 'hayat bu aslında' der gibi tokat atıyor hepimize. Ve öyle bir kıyamet kopuyor ki, bir de bakmışsın bütün değerlerini kaybedivermişsin... Daha doğrusu değerli olduğunu düşündüğün şeylerin aslında bir metal parçası kadar bile hükmü yokmuş şu dünyada sana karşı. Sana ve yakın dostuna. Kin tutmayan birisin belki veya çarçabuk unutan her şeyi... Ama bazen öyle bir yersin ki silsileyi kendini toparlaman çok zor olabilir, çok zaman alabilir. Ve kalbinde gittikçe büyüyen öfkeyi, kızgınlığı ve nefreti hissedebilirsin. Bir de bakmışsın ki Tanrıça değilsin, melek değilsin... Yüreğinde kabaran gareze 'dur' demezsin, demek istemezsin. Artık onun yönetimindesin. İçindeki ruhları harekete geçiren bu duygular seni aslında kötü biri yapmaz. Hakkını arayan, bunun için çaba sarf eden biri haline getirir. Çünkü adalete inanırsın sen! İhanet edene acı verilmelidir!

    Fırtına gelip çattığında kaçıp sığınıcak bir yer istersin. O zaman ise aklına ilk gelecek yerin evindir. Belki yerlebir olmuştur, belki aslını kaybetmiştir belki de anılarını başkaları silip götürmüştür. Ama oranın sana ait olduğunu bilirsin, bunu hissedersin, yeri geldiğinde göstermeyi de bilirsin. Alırsın eline çivi ve çekici yeniden inşa etmeye başlarsın senin biricik sıcak yuvanı. Çiviler duvarları deldikçe o duvarların üstüne çekilen katmanlar tuz buz olur, yıklır. Ve aslı ortaya çıkar. Sonra dönüp bakarsın yuvana suratındaki o masum sırıtışla... Aşina olduğun yerde olmak ruhunu okşar bi müddet. İç çekişlerin azalır ve hakimiyeti yeniden eline alırsın. "İşte döndüm, aslında hep buralardaydım!" dersin bağırarak.

    Tierra iliklerine kadar işleyen siniri dışarı atmak istiyordu artık. "Hadi ama Teia! Bunu ödeticez di mi?" dedi hışımla. İçindeki kötü ruhlar sanki müziği duymuş ve dans etmeye başlamışlardı bile. Belki sonradan yapacakları şeyden pişman olacaklardı ama önce ödetmek lazımdı değil mi? Hem herkesin kendi adaletini yadsıdığı şu dünyada pek de günah işliyor sayılmazdı ha? Ne günahı!? Sinirler beynini bullandırmıştı cadının. Yaratıcının kudretine sığınarak onun biz insanlardan bir şey beklemediğini düşünüyordu. Ne ihtiyacı vardı ki bizim şu kulluk vazifemize. Hayat bir survivordı. Ölene kadar tam mücadele!


Edaaaaaağ, kutsanmış suya mı batırıldın sen? asdf.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adrasteia Quiwen
Durmstrang V. Sınıf
Durmstrang V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1865
Gerçek İsim : Ayşin.
Sihirsel Soy : Safkan.
Özel Yetenek : Çataldil.
En Belirgin Özellik : Kibri ve umursamaz tavırları.
Rpg Puanı :
100 / 100100 / 100
Düello Gücü :
50 / 10050 / 100

MesajKonu: Geri: İhanetin Bedeli.   Cuma Eyl. 09, 2011 7:57 am

    Dünya kötü, insanlar kötü. Hah! Kendisi bile iyi değildi. İyi olmak gibi bir isteği yoktu. Olamazdı; iyiler kaybederdi. O ise kaybedemezdi. Kendini kutsanmış sayan, kibrine tapan bir kız… Çok garip gelebilir ancak inandığı şey buydu. Bugün her ne ise, geçmişte kendini gördüğüydü. Kendini yücelttiği için yüceydi şimdi. Kendini övdüğünden umursuyordu insanlar. Kimse umursamaz, sen kendini umursamazsan. Görüşü buydu, mantıklı geliyordu. Diğerlerinin canı cehenneme… Birkaç kişi haricinde kimseyi umursamadığına inandırmıştı kendisini. Kendi söylediği yalana kanacak kadar salak mıydı? Bu umrunda değildi, cidden. Umursadığı insanlara ise umursamaz davranırdı o. “Değmez.” derdi kendi kendine. Hüngür hüngür ağladığı zamanlarda bile bunları söyler, kendini inandırırdı.

    Hani duvarlar vardır ya, ruhunuzu insanlardan saklarlar. Siz örersiniz bu duvarları. Belki kendi isteğinizle, belki hayat zorlaması… Bir önemi yoktur bunun. Sonuçta duvarlar vardır içinizde kendinize bile engel olan zaman zaman. Öyle duvarlar arasına sıkışmıştı ki Adrasteia Quiwen’in ruhu, içi karanlıkla doluydu. Kendisi bile geçemiyordu aralarından. Bu sefer ağlamak yoktu, ceza vardı. Tanrı karışmıyorsa, kendi başlarının çaresine bakmalılardı. İntikam…

    Hafifçe omuz silkti istemsizce. Arkadaşının bu ayrıntıya takılmayacağından emindi. Hep yaptığı bir hareketti zaten. Kafasını bulutlu gökyüzüne kaldırdı. Bir yağmur damlası yanağına konup dudağının kenarına doğru aktı. Tek parmağıyla ıslaklığı giderirken kafasını öne eğdi. Yağmur başlıyor. Yağmuru severdi. Her yağmur yağdığında böyle bir günde ölmek istediğini söyler, arkadaşlarını kızdırırdı. Ölmek için güzel bir gün… Bugün bir ölüm olacak mıydı? Tierra buna izin verir miydi? Sanmıyordu ancak bolca acı ve kan olacağı konusunda her ikisinin de hemfikir olduğu kesindi. “Ölmek için güzel bir gün.” Kelimelerinin dudaklarının arasından kaçmasına engel olamamıştı. Neyse ki rüzgar, ıslığıyla, kısık sesle söylediği kelimeleri bastırmıştı.

    O sırada arkadaşı kendisine dönüp konuştu. “Hadi ama Teia! Bunu ödeteceğiz, değil mi?” Genç yılan gülümsemekten alamadı kendini. Gülümsemesine gülümsüyordu ancak gözleri alev saçıyordu. O ana kadar yüz ifadesinin ne denli katı olduğunun farkına dahi varmamıştı. Arkadaşına döndü aynı yüz ifadesiyle. “Şüphen mi var Tierra?” Sözlerinden sonra dudaklarına daha sinsi bir gülümseme yerleşti.





    *Teşekkürler Aykut.*

    Bir insan Aylin kadar harika olmasın, cidden olmasın. Teşekkür ederim ortaak, öptüm şap şup.
    Özel mesaj atabiliyorum artık ama yine de buralardan da ulaşabilirsiniz:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İhanetin Bedeli.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Büyücüler Bölgesi - İngiltere :: Knockturn Yolu-
Buraya geçin: