AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Stephanie Hathaway

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Stephanie Hathaway
Muggle'sınız lütfen rütbenizi bir an önce belirleyiniz.
Muggle'sınız lütfen rütbenizi bir an önce belirleyiniz.
avatar

Mesaj Sayısı : 1
Sihirsel Soy : melez
En Belirgin Özellik : ukala
Rpg Puanı :
70 / 10070 / 100
Düello Gücü :
0 / 1000 / 100

MesajKonu: Stephanie Hathaway   C.tesi Eyl. 03, 2011 3:36 pm



Adım Stephanie Hathaway. 20 yaşındayım. Babam Fransız, annem Amerikan. 2002 yılında geçirdiğim bir trafik kazası yüzünden bir bacağımı kaybettim. Bu olay benim tüm hayatımı değiştirdi fakat hayatımdaki bazı şeylerin farkına varmamı sağladı.

20 Ağustos 2002
Günün ilk ışıkları ile gözlerimi yavaşça açtım. Perdeyi aralayarak bir süre dışarıyı seyrettikten sonra duş alıp kıyafetlerimi giydim. Kahvaltı yapmak için yemek masasına oturdum, nedenini henüz anlayamadığım dalgın, düşünceli bir tavırla yemeğimi yedim. Her neyse, o gün arkadaşlarımla buluşacaktım ve keyfimi hiçbir şeyin bozmasına asla izin vermeyecektim. Üvey annemden izin aldıktan sonra arkadaşlarımla buluşacak ve günün en mutlu insanları içinde yerimi alacaktım.

Arkadaşlarımla birlikteyken her zamankinden daha çok eğleniyordum. Genelde parka ya da büyük alışveriş merkezlerine giderdik, ama her seferinde değişik maceralar yaşardık. Onlarlayken zamanın nasıl geçtiğini bir türlü anlayamazdım. Bugün çok farklıydı çünkü tam bir aydır onlarla görüşmüyordum. O gün alışveriş merkezine gitmiştik, bütün gün mağazadan mağazaya koşturmak bizi oldukça yormuştu. Yemek için bir yerlere girdik, yemek yerken aynı zamanda dertleşiyorduk. Mutluluğumuzu hiçbir şeyin bozamayacağını düşünmüştüm.

Yorucu bir günün ardından sonunda eve gidiyordum. Dışarıda insanın içini karartan bir hava vardı, bir an önce eve gitmek için hızlı adımlarla ilerliyordum. Karşıya geçerken birden bire üstümden bir araba geçti, çok acı çekiyordum ve çevredeki herkes başıma toplandı. Bir süre sonra her yer karardı ve kendimi hissetmiyordum.


21 Ağustos 2002
Uyandığımda yanımda kumral, yeşil gözlü ve oldukça güzel bir hemşire bulunuyordu. Uyandığımı fark ettiğinde “Demek sonunda uyandın, beni bekle olur mu? Birkaç dakika içinde geri gelirim” dedi gülümseyerek ve hızla odadan ayrıldı. Dediği gibi kısa bir süre içinde üvey anne ve babamla birlikte yanıma geldi. Anne ve babamın ağladığını anlayınca bir şeylerin iyi gitmediğinin farkına vardım.
“Ne oldu bana?” diye sordum. Babam yüzümü okşayarak “Bir şey yok güzel kızım.” dedi. Fakat bir şeyler olduğuna emindim, gerçekten kötü bir şey olmuştu. Babam kolay kolay ağlamazdı. “Siz neden ağlıyorsunuz o hâlde?” dediğim anda bacağımın tekinin yerinde olmadığını fark ettim. “Bacağım nerede?” dedim, elimde olmadan ağlamaya başladım. Aklıma dün akşamki o araba geldi. Kendimi çok çaresiz hissettim, artık yürüyemeyecek, hiçbir ihtiyacımı karşılayamayacak olduğumu bilmek beni çok üzüyordu. Önceki gün evden dışarı çıkmasaydım şuan burada olmazdım, bu olayın tek suçlusu bendim. Bir daha istesem bile dışarıya çıkamayacaktım. Ben de artık o televizyonda gördüğüm engelli insanlardan biriydim, daha kötü ne olabilirdi ki?


21 Ağustos 2007

Ayağımı kaybettiğim günden bu güne kadar tam 5 yıl geçti. O zamanlar birlikte olduğum insan daha çok yanımda olması gerektiği durumda beni terk etti. Hayatınızda tanıyabileceğiniz en iyi üvey anne olan ve beni büyüten kadın da ölmüştü. Bugüne kadar defalarca kez intihar etme girişiminde bulundum fakat her defasında çevremdekiler bana engel oldu. Fakat artık engelli olmaya alıştım ve oldukça mutluyum. Üstelik hayatımın aşkını buldum, o beni engelli olmama rağmen seviyor. Belki birlikte dışarı çıkıp diğer sevgililer gibi dolaşamıyoruz ama aşkımızın büyüklüğü ayrılmamıza engel oluyor. Beni bir gün eskisi gibi yürüyebileceğime inandırdı. Enrique, benim hayatımın büyük bir parçası artık, hem de çok büyük.


21 Ağustos 2014

Sabahın erken saatlerinde babamın “Uyan artık Stephanie Hathaway, bugün büyük gün. Sana hayatını değiştirecek bir sürprizim var.”
cümlesiyle uyandırıldım. Aceleyle hazırlanıp kahvaltı ettikten sonra yola çıktık. Arabada babamdan neler olduğunu öğrenmeye çalışsam da bir türlü başarılı olamadım, benim bu engelli hayatımı değiştirecek ne tür bir sürpriz olabilirdi ki? Ben bunları düşünürken babam “Sonunda geldik, sürprizi öğrenince gerçekten çok mutlu olacaksın.” dedi. Fakat şuan bir hastanenin önündeydik. O an içim içime sığmıyordu. Babam beni sandalyemle arabadan indirip hastaneye doğru ilerledi. Babamın ağladığını fark edince dayanamayıp “Ne oldu baba? Neden ağlıyorsun?” dedim. Babam biraz durakladıktan sonra gülümseyerek “Mutluluktan kızım, mutluluktan.” diye cevap verdi. Artık bu babamı mutluluktan ağlatan haberi öğrenme zamanı gelmişti. Doktorun odasına girdik ve doktor gülümseyerek saçlarımı okşadı. “Neden burada olduğunu merak ediyorsun değil mi?” dedi. “Evet, hem de fazlasıyla.” diye cevap verdim. Tam o sırada Enrique odaya girdi ve “Artık burada neler olduğunu öğrenmenin zamanı geldi değil mi Stephanie?” dedi. Şaşkın gözlerle olan biteni seyrediyordum ve evet anlamında başımı salladım. Doktor “Peki o halde, sana açıklayayım. Günümüzde tıp imkânları oldukça gelişti, birçok hastalığın da tedavisi bulundu.” derken konuşmaya başladım “Yoksa hastalığım için bir çözüm mü bulundu?” dedim. Babam “Evet kızım, artık sandalyeye bağlı yaşamak zorunda değilsin, sen de yaşıtların gibi gezebilecek, kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceksin.” dedi. Elimde olmadan ağlamaya başladım, ben de artık normal bir yaşantıya sahip olacaktım. Bir süre sonra çevremdekilere baktım ve konuşmaya başladım. “Ben 12 yıl önceki kazada gücüm, hayatım neyim varsa kaybettim. Ama siz, hep benim yanımda oldunuz, ben intihar etmek isterken siz hep beni durdurdunuz. Bana bir gün iyileşeceğim konusunda umut verdiniz ve bu gerçek oldu. Enrique, sen benimle engelli olmama rağmen birlikte oldun. Benimle olmak zorunda değildin, sen de diğerleri gibi çekip gidebilirdin, ama gitmedin. Hepiniz benim için tahmin edemeyeceğiniz kadar değerlisiniz.” dedim. O anki mutluluğumu kimse yaşamadan bilemez. İnsanları, doğayı ve yaşayan tüm varlıkları seviyorum, umarım kimse tedavisi olmayan hastalıklarla karşılaşıp acı çekmez. Şuan acı çeken herkes de benim gibi bir gün mutlu olur, onların mutluluğu beni de mutlu eder.



Ve ben artık iyileştim, her gün Enrique ve arkadaşlarımla birlikte gezerek hayatımızı yaşıyorduk. Artık yürüyebilmek bile beni o kadar mutlu ediyor ki. Üstelik eskisinden de daha mutluyum, bu mutluluğum çevremdeki insanlar için oldukça büyük bir sevinç kaynağı. Umarım benim gibi engelli olan herkes benim gibi bir gün iyileşip diğer insanların yaptıkları şeyleri yapabilir. Büyüdüğümde bir doktor olup bir zamanlar benim yaşadığım şeyleri yaşayan insanlar için elimden gelen her şeyi yapacağıma söz veriyorum.



NOT: Renklendirme diğer sitelerde güzel olmuştu sanki, ama burdaki pek hoşuma kaçmadı, koyduğum yazılar site şeysinin siyah olması yüzünden gözükmüyodu oraları düzenledim ama yanlışlıkla renkli olması gereken yerleri de şeyetmemişimdir inşallah, hehe.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anežka Bogačiovas
Beauxbatons V. Sınıf
 Beauxbatons V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 268
Gerçek İsim : Su. '2
Sihirsel Soy : Safkan.
En Belirgin Özellik : Kibirli, soğuk, hesapçı.
Rpg Puanı :
95 / 10095 / 100
Düello Gücü :
48 / 10048 / 100

MesajKonu: Geri: Stephanie Hathaway   C.tesi Eyl. 03, 2011 6:25 pm


      Betimleme: 30 / 20
      Renk ve Paragraf Düzeni: 10 / 3
      Uzunluk: 5 / 4
      İmla Düzeni: 10 / 9
      Anlatım: 30 / 24
      Kurgu: 15 / 10

      Renklerin uyumsuzluğundan yakındığımı belirtmeliyim. Kurgunuzun da pek dikkatimi çekmediğini üzülerek söylemem gerekiyor. Vasat bir RP olarak adlandırılabilirim. Puanınız 70.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Stephanie Hathaway
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter İşlemleri :: Puan Belirleme-
Buraya geçin: